Mutfakta Hoş Seda...

Pasta,kek,börek,hamur işleri,tatlılar ve yemekler...

Çikolataların aslında tarif edilecek pek birşeyi yok piyasada satılan çikolata kalıplarına könfiseri çikolatayı erittim katılaşınca kalıptan çıkardım hem şık hemde el yapımı çikolatalarım oldu.


Sevgili arkadaşım Tuba yeni bir oyun bulup benide dahil etmiş  Tubacığım teşekkür ediyor ve cevaplarıma geçiyorum.

Oyuna göre daha önce yayınladığım 3 tarifimi 3 blog arkadaşıma ithaf edeceğim ve onlarda oyuna katılmış olacaklar.

Kalp Pastamı Hande'ye,Özlem'e ve Aslı'ya

Kurabiyelerimi Tulosh'a,Esra'ya ve Filiz'e

Amonyaklı Kurabiyemi Ufuk'a ,Ece'ye, Ebru'ya ithaf ediyorum.

1.1 Daha önce yaşadığınız 3 şehir.

Sadece İstanbul

1.2 Tatil için gittiğiniz gördüğünüz ve önermek istediğiniz 3 yer.

Rize Ayder Yaylası anlatılacak gibi değil görmek lazım harika bir dokusu var insan orada hiç yaşlanmaz heralde.

Trabzon Sümela Manastırı büyüleyici bir mimari etkilenmemek mümkün değil.

Amasya Krater Gölü manzara müthiş.

1.3 Yaşamak İstediğiniz 3 şehir

Rize,Sinop,Urfa

 

2.1 Şuanki mesleğiniz

şuan sadece evimin hanımıyım :)

2.2 Dünyaya yeniden gelseydiniz hangi mesleği yapmak istediniz

Gazetecilik

2.3 Kesinlikle ben yapamazdım dediğiniz meslek

Diş Hekimliği

 

3.1 Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri

Gülümsemek iki insan arasındaki en kısa mesafedir.

3.2 Bir kitaptan alınma sevdiğiniz bir bölüm,paragraf yada cümle

"Kıskanç adam için bela isteme sakın. O talihsiz ,zaten bela içinde,peşinde haset gibi düşmanı varken senin ona düşman olmana ne hacet." SADİ - Gülistan

3.3 Çok sevdiğiniz bir şiirin parçası

Yazarken bile gözlerim buğulandı,çok güzel bir o kadarda hüzünlü bir şiir kendimi tutamayıp tamamını yazdım.

 

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Bende banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne.
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...


(Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)

 

Bloglar sayesinde çok hoş,eğlenceli birbirinden neşeli üç arkadaşım oldu, evet Zuhal,Burcu ve Ufuk'u kahvaltıya davet ettim sağolsunlar beni kırmayıp evime misafir oldular uzun saatler masada oturduk bir yedik üç sohbet ettik ,yine yedik yine güldük benim için çok güzel bir gün oldu Zuhalciğim saat erken diye başta biraz sızlandı  :) ama bir dahakine daha geç toplanmaya karar verdik.Arkadaşlarım elleri kolları dolu geldiler zahmet edip bana hediyeler getirmişler çok mahçup oldum buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum.Ufukcuğum çok şık bir servis tabağı getirmiş ilerleyen günlerde kurabiyelerimin resmini çekeceğim rengini çok beğendim,Zuhalciğim çok işime yarayacak hem kurabiye yapmak  hemde süsleme yapmak için kurabiye tabancası getirmiş ve Burcucuğum elleri ile yaptığı orkidelerle süslediği nefis bir çilekli  cheesecake ve yine kendi eseri çikolata getirmişti.

 

 

                             

 

Ve masamızdaki tuzlu kekin tarifi;

 

TUZLU KEK

 

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı çekirdekleri çıkarılıp doğranmış siyah zeytin
  • 3 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • tuz,kekik,kırmızıbiber

Önce yumurta mikserle çırpılır sonra sırasıyla süt,yağ,zeytin,un ve kabartma tozu çırpılıp yağlanmış küçük kare borcama karışım dökülür önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişirilir.

Afiyet Olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bloglar arasında bir oyun başladı mimlemek;yani kendimiz hakkında okuyucuların bilmediklerini birkaç madde ile anlatmak sevgili yemek şenliği sayfasının yazarı hülya beni ve birkaç arkadaşımı mimlemiş ben cevaplarıma başlıyorum.

  1. Cam,porselen yada plastik tabak çanak almaya bayılırım, mutfak dolaplarım sınırlı olmasa gördüğüm bütün tabak takımlarını alırım.
  2. Yaptığım pasta börek gibi şeyleri başkalarıyla paylaşmayı, herkese tattırmayı çok severim o kadar ki çok fazla pasta börek yapmama rağmen hiçbiri ertesi güne kalmaz ama bu beni çok mutlu eder.
  3. Hergün bir gazete okurum cuma-cumartesi-pazar bu sayı üç'e çıkar ve beni en mutlu eden gazetelerin arasından çıkan firma kataloglarıdır, hepsini özene bezene incelerim.Ve gazeteyi ilk okuyan olmak isterim bazen gündüz okumadığım gazeteyi akşam eşimden bile saklar önce ben okurum.
  4. Pazar sabahlarını çok severim, eşimle kahvaltı etmek çok zevklidir o da benim gibi yemek yemekten zevk alır, bir de kahvaltıdan sonra Okan Bayülgen'in makina programını izlemenin tadına doyum olmaz.(Sabah saatlerine kadar sürdüğü için gece kaydedip sabah seyrediyoruz.)
  5. Eskiden sadece sinirlerim bozulunca ağlardım, şimdi haberlere bile ağlar oldum annem; gençken ben mahalleden cenaze arabası geçse ağlardım derdi gülerdik galiba anneme benzemeye başladım.
  6. Terör denen lanetten nefret ediyorum;dini , dili ,ırkı ne olursa olsun insanların ölümüne sebep olan karanlık düşünce terörden nefret ediyor ve ölümlere çok üzülüyorum.
  7. Televizyonun yüksek sesle seyredilmesine tahammül edemiyorum, hele reklamlarda daha da mı yükseliyor ne ses anlayamıyorum ama bu ses beni çıldırtıyor,televizyonun sesini kısmadan telefonda bile konuşamam işin ilginci eşim bile telefonda konuşsa televizyonun sesini kısarım.
  8. Ben bebekken yakınlarımız ağızıma kuşun gagasını koymuşlar hem çabuk hemde çok konuşayım diye bu kadar maddeden de anlaşılacağı gibi onları yalancı çıkarmadım çok gevezeyim galiba :)

    Bende eğer kabul ederlerse ufuk,güliz,rabia ve zerrin'i mimliyorum.

Sonunda tanışma gerçekleşti dün sevgili pastacı Burcu ve zuhal'le eminönü fermo da buluşmaya karar verdik, kahve dünyasında birer kahve içtikten sonra fermo dan alışverişimizi yapıp nüansa, oradanda kutuculara gittik,böyle kısaca anlattığıma bakmayın bunlar için epey zaman harcadık ve sevgili ufuk'un bürosuna gittik orada becerikli Yetiş'in hazırladığı şahane dolmaları ,börekleri ve mücveri afiyetle yedik.Bir gün içinde yeni üç arkadaş edindim ve çok eğlenceli bir gün geçirdim

Ufuk'un öfisinde

Yetiş'in lezzetleri

Fermodan aldıklarım

Burcunun bana aldığı rafyalar ve Zuhal'in bana aldığı petibör bisküvi kalıbı,buradan tekrar teşekkür ederim arkadaşlar.

>>